• slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
Duyurular

Muhammet Ömer Kamat'tan Duyuru Var

Selamün aleyküm, Kuzgun Köyü Arşiv adı altında bir kanal açtım. Buraya 2006-2007 yıllarında yapılmış olan şenliklerden yaklaşık 66 altı tane video atacağım. Köy halkımız bu videolar kendisine ait kesitleri izleyebilir. Sayfanın linki aşağıdadır 

http://www.youtube.com/@kuzgunkoyuarsiv6795/featured


Sitemiz hakkında düşünce ve kanaatlerinizi bizimle paylaşır mınız?


Çok Değerli Dernek Üyelerimiz,

Dernek aidatlarımızı lütfen zamanında ödeyelim ve bu gibi yapılan çağrılara duyarsız kalmayalım. Dernek faaliyetlerinin devamlılığı açısından aidat ödemeleriniz hayati önem taşımaktadır. Anlayışınız için şimdiden teşekkür ediyor derneğin resmi hesap numarasını aşağıda paylaşıyoruz. İsteyen internet bankacılığı üzerinden, isteyen ATM'lerden, isteyen de nakit olarak elden ödeyebilir.

Banka: Ziraat Bankası

Hesap Sahibi: Giresun Tirebolu Kuzgun Köyü Yardımlaşma Ve Kalkındırma Derneği

İban: TR640001000865974898235001

 


Web sitemiz yeni arayüzüyle hizmete girmiştir, tüm hemşehrilerimize hayırlı olsun.


Giresun Hava Durumu
Anket
Döviz Bilgieri
Merkez Bankası Döviz Kuru
  ALIŞ   SATIŞ
USD 0   0
EURO 0   0
       
Özlü Sözler
İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez. Hadis-i Şerif
Harşit Vadisi'nde Yankılanan Dinamitler

1986 yılıydı. Giresun’un Tirebolu ilçesine bağlı, Harşit Vadisi’ne sırtını yaslamış, sisin ve çiğ tanelerinin sabahları serin serin yüzümüze dokunduğu o yüce Kuzgun köyünün yolu nihayet vurulmaya başlamıştı. İlkokul 1. sınıfa giden bir çocuk olarak, her patlamada yüreğim ağzıma gelirken bir yandan da heyecandan parmak uçlarım karıncalanırdı.

 

Kompresör, taş kayalıkları delerken kulaklarımız çınlar, ardından görevli ellerce o derin deliklere yerleştirilen dinamitler, jandarma nezaretinde büyük bir ciddiyetle infilak ettirilirdi. "Güm! Güm! Güm!"… Harşit Vadisi bu seslerle yankılanır, taş parçaları gökyüzüne savrulur, ardından Harşit Deresi'ne kadar serpilirdi. Yolun altından geçen devlet karayolu kısa süreliğine ulaşıma kapatılır, taşlar temizlenince yeniden açılırdı.

 

Eşeklerin, Atların ve Sırtların Taşıdığı Yük

 

O yol yokken köyün yukarı mahallelerine yürüyerek çıkılırdı. Erzak alınır, 50 kiloluk un çuvalları ikiye bölünür, sırtlanır, bir tepe bir çukur aşılır, durulup soluklanılır, sonra yine yola koyulunurdu. Kiminin eşeği, kiminin atı vardı. Onlar hem kendi yükünü taşırdı hem komşununkini, az bir ücretle. Hizmetti bu, alın teriydi.

 

Köy, 1967’de açılan ilkokuluyla, bir dağın yamacında yükselen bir bilgi yuvasıydı. 1986’da ben o sıralara oturduğumda tam 120 öğrenciydik. Teneffüslerde okulun sahasında çamur içinde top oynardık. 20 dakikalık arada çırılçıplak çocuk sevinciyle koşar, düşer, kalkar, terden sırılsıklam olurduk.

 

Öğretmenler, Lojmanlar ve Korkular

 

Harun Demir öğretmenimiz Tirebolu’nun Halaçlı köyündendi. İki güzel kızı vardı: Nihal ve Neslihan. Okulun arkasındaki lojmanda Mehmet Seven öğretmenle birlikte kalırdı. Mehmet Hoca Mersinliydi, teni Akdeniz güneşiyle kararmıştı, sesi kalın, bakışı sertti. Onun adı anıldığında abilerimizin yüzü buruşur, "Dayak yiyeceksiniz bak" derlerdi. Onu görünce dizlerimiz titrerdi.

 

Ama içten içe severdik. Öğretmenlerimiz kutsaldı bizim için. Durmuş Korkmaz öğretmenimiz de köylümüzdü. Bir defasında beni bir hafta misafir öğrenci olarak sınıfına almış, sonra nazikçe şöyle demişti:

 

“Hasan sen bir sene daha büyü, öyle gel…”

 

Yaylalar, Tatiller ve 23 Nisan

 

Haziran gelir gelmez yaylaya çıkılırdı. Eylül’e kadar da orada kalınırdı. Çocuk sesleri, kuzu melemeleriyle karışırdı. O dönem gurbetçiler yaylaya çıkmazdı, onları göremezdik. Ama dönüşte okullar açıldığında yeniden kavuşurduk köy havasına.

 

23 Nisan kutlamaları ayrı bir şenlikti. Kale boyundaki okul alanında yapılırdı. Büyükler, annelerimiz, babalarımız hazırlanmış sunumları izlerdi. Şiirler okunur, türküler söylenir, tiyatrolar oynanırdı. Çuval yarışı, kaşıkta yumurta taşıma, mendil kapmaca… Yarış sonunda ödül alanların gözleri ışıl ışıl olurdu. Bizim sınıfın göz bebekleri Nurten İnal, Hidayet Yiğit (şimdinin muhtarı), Hatun Oruç, Cemal Gündüz, Hüseyin Acar’dı. Hepsi çalışkandı. Ben de hiç kötü karne getirmedim. Ama "pekiyi" hiç nasip olmadı.

 

19 Mayıs’ta Harşit Sahasında Şenlik

 

19 Mayıs kutlamaları Tütünlük’te, Harşit Çayı kenarındaki sahada olurdu. Abilerimiz gösterilere hazırlanırdı. Çevre köylerden izlemeye gelenler, bir halk bayramı coşkusuyla tribünleri doldururdu. Coşku sel olurdu. O gösterileri izlerken, içimde “Ben de büyüyünce oynayacağım” diye geçirirdim ama o zamanlar futbol oyunumu kimse beğenmezdi. Kendi kaleme bolca gol attığımdandır belki. 🙂

 

Futbol, İsimler ve Zamanın Tozu

 

Salih Öğretmenimizin oğlu İsa Aydın, Melek Mustafa eniştemin oğlu Ender Kılıç, Şeker dayımın oğlu Hidayet Yiğit, Mustafa amcamın oğlu Yılmaz, Soman gilin Enver’i, Çorbacı Orhan Gündüz eniştem, rahmetli Mesut Korkmaz... Hepsi futbolun hakkını verirdi. İsmini hatırlayamadıklarım da affola.

 

O günler gitti. Şimdi köyümüzde okul yok. Öğrenci azlığından kapandı. Bir zamanlar çocuk seslerinin yankılandığı okul binasının yerinde fındık harmanı kuruluyor, yaz düğünleri yapılıyor. Oysa bir zamanlar orada bir milletin geleceği için umutla bakan gözler, defterine ilk harfini yazan küçük eller vardı.

 

Son Söz: Zaman Geçti Ama Hatıralar Duruyor

 

Biz yaşlandık belki ama çocukluğumuz Kuzgun Köyü’nde kaldı. O yolda yürüyen, dinamit sesleriyle irkilen, çantasını sırtlayıp öğretmenine selam veren Hasan hâlâ orada, taşların arasında oynuyor gibi…



HASAN KISACIK

Okunma Sayısı: 111


216.73.216.191








YAZARIN DİĞER YAZILARI

Aidat Borcu Sorgulama
Köşe Yazıları




















Son Ziyaretçi Yorumları
Mehmet Kamat
Site bu haliyle çok kullanışlı olmuş. Emeği geçen herkese teşekkürler.


Tüm ziyaretçi yorumları için tıklayınız.
Günlük Gazeteler

Giresun Tirebolu Kuzgun Köyü Derneği

© Copyright 2022  V4.1 Tüm Hakları Saklıdır. | Dernek Sitesi | Köy Sitesi


Top